22 Eylül 2011 Perşembe
düş peşime
Düş peşime; düş de gör zifiri gecelerimi , dayanılmaz dediğim sancılarımı düş ki; her bir tarafın mengenelerle nasıl sıkılıp ezildiğini, bu defa katran karası gözlerin yok , bu defa yokluğunun acısıda yok ruhum terkediyor seni ,varlığın bir tasma boynumda kırıyorum zincirlerimi yavaş yavaş kelimelerimin sonu gelmiyor çünkü; hiç sonumuz olmadı kelimelerimin de boynu bükük arkası üç nokta gibi sonu gelmeyen...Gidiyorum ey yar adımlarım ağır bir kelam etme, ırmağım ben, senden taraf akarım ,yönümü şaşırırım sus sevdiğim sus sana çağlarım...
siyah inci
Bir çift siyah inciydi baktığım.Derine insem içine çekerdi siyah laleler ,biraz daha dalsam derinlerine zehirli sarmaşıklar boğazıma dolanırdı, bakmaya korkardım ama kendimi alamazdım siyah incilerden...
bir kuş
Bir kuş gelir gecelerime katran karası; alır götürür beni, zihnimin derinliklerindeki senli düşlerime. Bir kuş ki, ruhu yar'dan ibaret, alır uçurur ürkek ruhumu ; katran karası gözlerine hapsetmeye...
başka başka
İçim başka, dışım başka söyler benim,kaşım başka, gözüm başka söyler benim de; Bir seni inkar etmez benliğim...
ateşböceği
Bir çift göz ki uçuşur karanlık gecelerimde ateşböceği misali, aklımın her bir kancasında takılıdır her hali, bakmak ayrı bir tat verir,bakınca hep intihar zehirleri saçılır hücrelere. Dokunsam yanarım zemheri ateşinde, içimdesin ey yar nasıl atarım bilinmezlere...
11 Eylül 2011 Pazar
bilmemişim
Sebebi yok ki bunun; nasıl tutuldum sana hala hatırlamam sadece gördüğüm anda çivilendi kalbim , üzüm karası gözlerine. Bilmemişim ben o anda ölmüşüm, o an aslında isanın çarmıhtaki acılarını çekecekmişim bilememişim...
9 Eylül 2011 Cuma
onulmaz ruh
Şimdi ben dipsiz uçurumların olmayan dibini ararken, hangi dillerden dökülüyor adın. Hangi bozuk gülümsemen yansıyor kırık aynalardan.
Bırakıp giderken haberin yoktu sevgili ama ardın dönüp defalarca sana baktı ardında kalansa, art arda vurgunlardan dağılmıştı bir metal yorgunluğunda çoktan...Nasıl katlanırsın ki, katlandığımdan bi haber olduğun onulmaz karanlık ruhuma.
Bırakıp giderken haberin yoktu sevgili ama ardın dönüp defalarca sana baktı ardında kalansa, art arda vurgunlardan dağılmıştı bir metal yorgunluğunda çoktan...Nasıl katlanırsın ki, katlandığımdan bi haber olduğun onulmaz karanlık ruhuma.
8 Eylül 2011 Perşembe
yok olan güzelliklerim
Şimdi ırmaklarımda ışık saçan balıklarım yok artık. Şimdi dağlarımda şarkı söyleyen çiçeklerim yok... Yokluğunu çivileyip duvarlarıma, yalan diyarlarda savrulduğundan bu yana; ırmaklarımdaki ruhsuz balıklarımla beklemekteyim ve artık çiçeklerim ateş püskürüyor...
1 Eylül 2011 Perşembe
...
Bazen ona bişeyler yazarsın, yazar silersin.. yazar silersin.. O hiçbirini okumamış olur; ama sen hepsini söylemiş olursun."
M.MUNGAN
M.MUNGAN
(s k t)
son kullanma tarihleri yazsa ilişkilerin üzerinde; zamanın geldiğinde bende seni atsam çöpe umursamadan,yok olsan,çürüsen....
geceye
Sitemim geceye hep gecemi daha fazla düşünür insan,karanlık bu kadar düşünceye sevk eder mi insanı...Kafamdaki bu kavga kiminle neye bu hırçınlığım,neye kırgınlığım?
bırakma ellerimi...
Ellerini ver bana sevdiğim bitmesin bu an geçmesin dursun zaman ,ellerini ver sevdiğim yoksa kaybolur giderim sensiz bu şehirde...Tut ellerimi sevdiğim tut bırakma yokluğun bir kara delik bırakma ölürüm sensiz....
rayların çığlığında...
Hani insanın kalbi ağzına gelir heyecandan,hani canını istese yok demessin o an ...Gitttin seninle birlikte rüzgar da ters yöne gitti ,tersine esiyor soğutmuyor senizlikten yanmış bedenimi...Hani ben üzüm karası gözlerinde boğulurken,hani ben yanmış teninde kaybolurken...kelimeler yetersiz kalıyor söylenecekler boğazda bir düğüm,bu düğüm çözülür mü? bir gün...
yalnızlığın tik tak'ları
Şimdi yalnızlığın saati,şimdi senzizliğin saati,yakıyorken içimi hasretin,söyle hangi soğuk üşütür beni...doğacak güneş getirir mi seni bana,yolların getirir mi seni bana ,getirsede kavuşturur mu kader bizi...
içimdeki karmaşalar
Geçermi bir bir ömür sensiz diye;düşünürken ardıma baktım ki öyle bir geçmiş ki zaman sensiz farkına bile varmamışım... Yokluğun her ne kadar acıtsada içimi buna bir son vermeyi bile düşünmemişim seni düşünmekten...şimdi her bir tarafım kırık, dökük, yaralı...masanda mezen olarak gördüğün günden beri beni ,bense sek içerim seni içim yanarak...Düşülüyorum yalnızca varlığının huzurunu,gözlerinin karasını,cennet kokunu...
Kaydol:
Yorumlar (Atom)











